10 Kasım'da Atatürk'ü anıyoruz.

"İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

Yukarıdaki paragraf ile büyük deha Atatürk gerçekte tüm zamanlar için geçerli bir mesaj veriyor. Aslında 10 Kasım törenlerinin düzenini bile yeniden belirleyecek kadar, tekil olmayan, çoğulu kucaklayan, ölmeyen, doğan, dahil eden ve fikri teşvik eden…

Değerli Işıklılar,

10 Kasım bir ölümsüzlüğün doğumudur. Bir ulusun medeniyet aşkının sonsuzluğa uzantısıdır. 10 Kasım bir fikrin, bir hayalin, bir toplumun yaşayan ve doğacak her ferdinde vücut bulmasıdır.

Fikirleri değerli yapan; onların kabul gördükleri gelecekte kendilerini çağa uydurarak, geliştirerek, fayda sağlayarak, sınırlar ötesi yol gösterici olmalarıdır. Fikir durmaz akışkandır, yayılır. Zaman aslında uniter değildir. Çoğul olmakla beraber tekildir. Her titreşen varlık için zaman parametresi değişkendir. Her canlının zaman mevhumu farklıdır. Dolayısı ile bir fikrin zamansız oluşu, ebedi oluşu çok ender ve zor yakalanan bir olgudur. İşte Atatürk böyle bir deha, zamanı bir ulus için tek vücut haline getiren bir fikrin mucididir.

Fikirlerin zikredilmeleri için önce vücut bulmaları gereklidir. Liderlerin temel hizmeti organizmaya tercüman olurken, düşünülemeyene doğru yön göstererek aksiyon alınmasını sağlamaktır. Burada konu şahsi değil çoğunluk faydası için müsbeti yakalamaktır.

İlk aşama hayaldir. Martin Luther King ünlü konuşmasında, "Bir hedefim var." yerine "Bir hayalim var. " demiştir. Onu takip edenler, müşterek hayal çerçevesinde birleşmişlerdir.

İkinci aşama misyon oluşturmaktır. Olmak istenilenin, hayalin can bulması. Barcelona Spor kulübü, misyonunu sloganına taşıyarak "bir kulüpten fazlası" olmayı sürekli göz önünde olan bir gaye haline getirmiştir. Misyon tüm paydaşlar için olması gereken asgari ortak müşterektir. Toplumun her ferdi yaptığı ile bu misyona dahiliyetini hissedebilmelidir.

Üçüncü aşama ise uygulamadır. Strateji, hedefler ve taktikler ile misyona ulaşılmak için gidilen yol. Felix'in uzayın sınırından dünyaya atlayışı böylesi bir örnektir. Felix bu atlayışı insanlığın kendi sınırlarını genişletmesi için yapmıştır. Adeta zamanı dünya için yeniden tanımlamıştır. Bize, hepimize, içimizdeki Felix'i hatırlatmıştır.

İnsanlık için fayda sağlayan fikirler her daim yaşamalıdır. Onları yaşatacak olanlar ise merak eden, özümseyen ve uygulama için kolları sıvayanlardır. Onların üstüne daha nicelerini ekleyip inovasyonu, keşfi, yaratıcılığı ve dolayısı ile evrimi hedefleyenlerdir.

İnsanlık aslında tüm evrende olduğu gibi bir devinim içerisindedir. Son geldiğinde her şey olacağına varacak, denir. Son ise evrenin durmasıdır. Ancak insanlık merak ederek var olduğu sürece, zaman ile kısıtlı olmayan fikirler filizlenip yayılmaya devam edecek ve döngüye hizmet edecektir. Döngü oldukça sondan bahsetmek güçtür.

Bu 10 Kasım siz de bize katılın. Atatürk'ün yazdığı gibi tek vücut olalım. Saat 9:05'te, saygı duruşunda, fikirlerimizi yazıp gökyüzüne bırakalım. Unutmayın, fikirdir yayılan, ama önce onu söylemek lazım. Söylev için de şevk ve yürek lazım. Görebilmek ve hissedebilmek lazım. Farkında olarak fark yaratabilmek lazım.

Atatürk'ü anarken, bir kere daha onun sonsuz dehası önünde, tüm Işık camiası adına saygıyla eğiliyorum.

Y.Müh.Tufan Durgunoğlu
Feyziye Mektepleri Vakfı
Yönetim Kurulu Başkanı

    09 / 11 / 2012

    Euro.Message madebycat